Parantez içi atıf nasıl yapılır ?

Erkis

Global Mod
Global Mod
Parantez İçi Atıf Nasıl Yapılır? Erkeklerin ve Kadınların Bakış Açıları Üzerinden Karşılaştırmalı Bir Forum Analizi

Bir araştırma yazısı hazırlarken en çok zaman kaybettiren ayrıntılardan biri bazen kaynak bulmak değil, bulduğun kaynağı metnin içine doğru biçimde yerleştirmek oluyor. Özellikle “(Yılmaz, 2022) mı yazmalıyım?”, “Sayfa numarası eklemeli miyim?”, “İki kaynağı aynı parantez içinde nasıl göstermeliyim?” gibi sorular ilk bakışta küçük görünse de akademik metnin güvenilirliğini doğrudan etkiliyor. Benim açımdan asıl ilginç nokta ise şu: Aynı atıf kuralı farklı kişiler tarafından neden bu kadar farklı algılanabiliyor?

Bu yazıda parantez içi atıf kullanımını hem teknik açıdan hem de insanların bilgiye yaklaşım biçimleri üzerinden tartışmak istiyorum. Buradaki “erkek bakışı” ve “kadın bakışı” kesin kişilik kalıpları olarak değil, araştırmalarda tartışılan farklı eğilimleri anlamak için kullanılan iki analitik perspektif olarak ele alınmalı. Çünkü “erkekler objektiftir, kadınlar duygusaldır” gibi kesin hükümler bilimsel olarak savunulabilecek kadar güçlü değildir. Araştırmaların önemli bir bölümü, cinsiyetler arasındaki farkların küçük olduğunu ve bağlama göre değişebildiğini gösteriyor. PubMed Central (PMC)+1

Peki bu farklı bakış açılarını parantez içi atıf gibi teknik bir konuda nasıl karşılaştırabiliriz?

Parantez İçi Atıf Nedir ve Temel Mantığı Nasıldır?

Parantez içi atıf, metinde kullanılan bilgi, fikir, veri veya alıntının hangi kaynaktan geldiğini kısa biçimde göstermeye yarar. Tam kaynak bilgisi ise metnin sonunda kaynakça, referans listesi veya “Works Cited” bölümünde verilir.

Örneğin APA ve Chicago'nun yazar-tarih sistemlerinde şu tarz bir kullanım görebiliriz:

(Yılmaz, 2022)

Chicago'nun author-date sisteminde ise:

(Yılmaz 2022)

Chicago'ya göre yazar-tarih sisteminde kaynak, metin içinde genellikle yazar soyadı ve yayın yılıyla parantez içinde gösterilir; ayrıntılı bilgiler kaynakça bölümünde yer alır. The Chicago Manual of Style Online+1

MLA'da ise mantık farklıdır. Temel biçim çoğunlukla:

(Yılmaz 45)

şeklindedir. Burada yazar soyadı ile sayfa numarası kullanılır. MLA Style Center, belirli bir sayfaya veya başka bir konum göstergesine erişilebildiğinde bunun parantez içinde verilmesini öneriyor. MLA Style Center

Dolayısıyla “parantez içi atıf” tek bir formül değildir. Hangi akademik stilin kullanıldığı bilinmeden “doğru atıf budur” demek hatalı olur.

Erkeklerin Objektif ve Veri Odaklı Bakışı Nasıl Görünebilir?

Burada özellikle dikkat edilmesi gereken nokta, “erkekler böyledir” şeklinde biyolojik veya psikolojik bir genelleme yapmamak. Bunun yerine veri odaklı düşünme eğilimini bir analitik persona olarak düşünelim.

Bu bakış açısından bir öğrenci için ilk soru şu olabilir:

“Kaynak ne söylüyor ve bunu hangi biçimde kanıtlayabilirim?”

Örneğin öğrenci, bir makalede “sosyal medya kullanımının akademik başarı üzerinde etkisi vardır” ifadesini görmüş olsun. Veri odaklı yaklaşım hemen şu sorulara yönelir:

- Araştırmanın örneklem büyüklüğü kaç?

- Araştırma deneysel mi, gözlemsel mi?

- Etki istatistiksel olarak anlamlı mı?

- Kaynak hangi yılda yayımlandı?

- Sonuç nedensellik mi gösteriyor, yoksa yalnızca korelasyon mu?

- Kullanılan atıf sistemi hangisi?

Bu perspektif açısından parantez içi atıf, öncelikle bir kanıt takip sistemi gibi görülebilir. Örneğin:

“Dijital medya kullanımının öğrenme davranışlarıyla ilişkili olduğu belirtilmektedir (Smith 2021).”

Buradaki parantez, iddianın arkasındaki kaynağa ulaşılmasını sağlar.

Chicago da author-date sisteminin özellikle bilim ve sosyal bilimlerde kullanılmasının nedenlerinden birinin kaynak yazarını ve yayın tarihini metin içinde doğrudan göstermesi olduğunu belirtiyor. The Chicago Manual of Style Online

Ancak burada önemli bir problem var: Salt veri odaklı olmak, her zaman daha doğru yorum yapmak anlamına gelmez.

Bir erkek öğrenci kaynakta “%20 artış” ifadesini görebilir ve doğrudan bu sayıya odaklanabilir. Fakat o %20'lik değişimin hangi sosyal koşullarda ortaya çıktığını gözden kaçırabilir. İşte burada diğer perspektif devreye giriyor.

Kadınların Duygusal ve Toplumsal Etkilere Odaklanan Bakışı Nasıl Değerlendirilebilir?

Kadınların daha duygusal olduğu şeklindeki geleneksel klişe bilimsel bir gerçek olarak kabul edilmemeli. Araştırmalar duyguların ifade edilmesi ve tanınması konusunda bazı ortalama cinsiyet farkları bulsa da bu farklar genellikle küçük ve bağlama bağımlı. Örneğin 166 çalışmayı ve 21.709 katılımcıyı kapsayan bir meta-analizde kızların bazı olumlu ve içselleştirici duyguları biraz daha fazla ifade ettiği, erkeklerin ise bazı dışsallaştırıcı duyguları biraz daha fazla gösterdiği bulundu; araştırmacılar yaşın, kişilerarası ortamın ve görevin niteliğinin sonuçları değiştirdiğini özellikle vurguladı. PubMed Central (PMC)+1

Daha yeni bir meta-analiz ise duygu ipuçlarını tanıma konusunda kadınlar lehine küçük fakat oldukça tutarlı bir fark bulunduğunu bildiriyor: 1.011 çalışmadan ve 837.637 katılımcıdan elde edilen 1.188 etki büyüklüğünde fark d = 0,24 düzeyindeydi. Bu oldukça önemli bir veri, çünkü “kadınlar duyguları çok daha iyi anlar” şeklindeki popüler söylemi desteklemekten ziyade, farkın küçük olduğunu gösteriyor. PubMed+1

Dolayısıyla toplumsal etkileri dikkate alan bir öğrenci parantez içi atfa yalnızca “kaynağı gösteren teknik işaret” olarak bakmayabilir.

Şöyle düşünebilir:

“Bu kaynak ne söylüyor ve bu araştırmanın sonucu insanların gerçek yaşamındaki deneyimleri nasıl etkiliyor?”

Örneğin:

“Akademik başarının değerlendirilmesinde standartlaştırılmış ölçümlerin kullanılması ölçme güvenilirliğini artırabilir (Demir 2023).”

Veri odaklı yaklaşım burada güvenilirlik katsayısına odaklanabilirken, toplumsal bağlama duyarlı yaklaşım “Bu ölçüm farklı sosyoekonomik gruplardaki öğrencileri aynı şekilde mi etkiliyor?” diye sorabilir.

İki yaklaşım birbirinin alternatifi olmak zorunda değil. Tam tersine, birlikte kullanıldıklarında daha güçlü bir analiz ortaya çıkabilir.

Aynı Atıfa İki Farklı Bakış: Somut Bir Örnek

Diyelim ki bir araştırmada kadın ve erkek üniversite öğrencilerinin sınav kaygısı karşılaştırılıyor.

Veri odaklı yaklaşım şöyle başlayabilir:

“Kadın öğrencilerin ortalama sınav kaygısı puanı erkek öğrencilerden daha yüksek. Etki büyüklüğü nedir? Örneklem kaç kişi? Sonuç istatistiksel olarak anlamlı mı?”

Toplumsal ve deneyim odaklı yaklaşım ise şunu sorabilir:

“Bu fark gerçekten bireysel bir psikolojik özellikten mi kaynaklanıyor, yoksa öğrencilerin maruz kaldığı toplumsal beklentiler, akademik baskılar veya farklı yaşam koşulları sonucu ortaya çıkmış olabilir mi?”

İkinci soru özellikle önemlidir. Çünkü bir ortalama farkının bulunması, farkın nedenini otomatik olarak açıklamaz.

Bu nedenle aşağıdaki iki cümle arasında ciddi fark vardır:

“Kadın öğrenciler daha kaygılıdır (Kaya 2022).”

ve:

“Kaya'nın araştırmasında kadın öğrencilerin ortalama sınav kaygısı puanları daha yüksek bulunmuştur (2022).”

İkinci ifade daha güvenlidir. Çünkü araştırmanın ortaya koyduğu bulgu ile yazarın kendi yorumunu birbirine karıştırmaz.

Ayrıca cinsiyet farklarını açıklarken kültürün rolünü de göz ardı etmemek gerekir. 37 ülkeden verileri inceleyen bir araştırma, duyguların yaşanması ve ifade edilmesindeki cinsiyet örüntülerinin farklı toplumlarda belirli ölçülerde değişebildiğini ortaya koymuştur. PubMed

APA, MLA ve Chicago Arasındaki En Önemli Farklar
 
Üst