Cildiye HPV bakar mı ?

Erkis

Global Mod
Global Mod
CİLDİYE HPV'YE BAKAR MI?

HPV şüphesiyle hangi doktora gidilmesi gerektiği, özellikle genital bölgede beklenmedik bir kabarıklık veya siğil fark edildiğinde insanın aklına gelen ilk sorulardan biri. Benim bu konuya bilimsel açıdan ilgim, HPV'nin hem yaygın bir enfeksiyon olması hem de hakkında doğru bilinen yanlışların oldukça fazla olması. Bir yandan dermatoloji uzmanlarının bu enfeksiyonla ilişkili cilt lezyonlarını değerlendirdiğini görüyoruz, diğer yandan kadın hastalıkları ve doğum ile üroloji gibi bölümlerin de HPV konusunda önemli görevleri var. Peki, bu uzmanlık alanlarının sınırları nerede başlıyor ve hangi durumda hangisine başvurmak daha doğru?

Bu yazıda konuyu yalnızca günlük sağlık deneyimleri üzerinden değil, klinik kılavuzlar, bilimsel araştırmalar ve güncel sağlık otoritelerinin verileri üzerinden inceleyelim. Özellikle erkeklerde ve kadınlarda görülen HPV belirtilerinin değerlendirilmesi, tanı yöntemlerinin sınırları ve enfeksiyonun psikolojik etkileri üzerinde durmakta fayda var.

1. Cildiye HPV'ye Bakar mı?

Evet, dermatoloji (cildiye) uzmanları HPV ile ilişkili cilt lezyonlarını ve özellikle genital siğilleri değerlendirebilir. HPV, yani insan papilloma virüsü, cildi ve bazı mukozal bölgeleri etkileyebilen çok sayıda virüs tipinden oluşan bir gruptur. Virüsün bazı tipleri el ve ayak siğillerine neden olurken bazı tipleri genital bölgede kondilom adı verilen siğillerin ortaya çıkmasına yol açabilir.

Dermatoloji uzmanının görevi, lezyonun görünümünü incelemek, olası nedenleri ayırt etmek, gerekli durumlarda biyopsi planlamak ve uygun tedaviyi uygulamaktır. Genital bölgede ortaya çıkan her kabarıklığın HPV kaynaklı olmadığını özellikle belirtmek gerekir. Cilt etiketleri, molluskum kontagiosum, bazı normal anatomik oluşumlar ve başka cilt hastalıkları da siğile benzeyen görünümler oluşturabilir.

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerinin (CDC) cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara ilişkin klinik kılavuzu, anogenital siğillerin tanısının genellikle doğrudan gözlemle konulduğunu, atipik lezyonlarda ise biyopsinin gerekebileceğini belirtir. Pigmentli, sert, alttaki dokuya yapışık, kanayan veya ülserleşen lezyonlar özellikle dikkatle değerlendirilmelidir. Kaynak: CDC, Anogenital Warts.

Bu nedenle cildiye, HPV şüphesinde başvurulabilecek doğru bölümlerden biridir. Bununla birlikte, sorun yalnızca ciltteki bir lezyondan ibaret değilse başka uzmanlık alanlarının değerlendirmesi de gerekebilir.

Hangi durumda hangi bölüm tercih edilmeli?

- Dermatoloji (cildiye): Penis, skrotum, kasık, vulva çevresi, perine veya anüs çevresindeki dış deri lezyonları ve siğil şüphesi.

- Üroloji: Penis veya idrar kanalı çevresindeki lezyonlar, idrar yapmayla ilişkili yakınmalar ve erkek genital sistemine ilişkin sorunlar.

- Kadın hastalıkları ve doğum: Vajina veya rahim ağzıyla ilgili bulgular, anormal servikal tarama sonuçları ve HPV pozitifliğinin jinekolojik değerlendirmesi.

- Genel cerrahi veya kolorektal cerrahi: Anal kanalın iç kısmındaki lezyonların değerlendirilmesi gerektiğinde, uygun uzmanlık alanına yönlendirme.

- Enfeksiyon hastalıkları veya cinsel sağlık birimleri: Eşlik eden cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların değerlendirilmesi ve daha kapsamlı danışmanlık gerektiğinde.

Burada önemli ayrıntı, tek bir bölümün bütün HPV sorunlarını tek başına çözmesinin beklenmemesidir. Başlangıç için en erişilebilir ve uygun uzmanlık alanına başvurmak, gerektiğinde yönlendirme almak genellikle yeterlidir.

2. HPV Nedir ve Ne Kadar Yaygındır?

HPV, insan papilloma virüsünün kısaltmasıdır. Bilinen 200'den fazla HPV tipi vardır ve bunların tamamı aynı sağlık riskini taşımaz. Bazı tipler cilt siğillerine, bazıları genital siğillere, bazı yüksek riskli tipler ise belirli kanser türlerine yol açabilen hücresel değişikliklere neden olabilir.

Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) 5 Mart 2024 tarihli Human papillomavirus and cancer bilgi notunda, insanların yaklaşık %90'ında HPV enfeksiyonunun bağışıklık sistemi tarafından kendiliğinden kontrol altına alındığı belirtilmektedir. Bununla birlikte, yüksek riskli HPV tipleriyle enfeksiyonun kalıcı hâle gelmesi rahim ağzı kanserinin temel nedenidir ve vulva, vajina, penis, anüs ve ağız-boğaz bölgesindeki bazı kanserlerle de ilişkilidir.

Kaynak: DSÖ – Human papillomavirus and cancer.

Buradaki bilimsel ayrım oldukça önemlidir: HPV ile karşılaşmak, genital siğil oluşması ve kanser gelişmesi aynı şey değildir. Bu üç durumun biyolojik mekanizmaları ve klinik sonuçları farklıdır.

Örneğin, genital siğillerin yaklaşık %90'ı kanserle ilişkisi düşük olan HPV 6 ve 11 tiplerinden kaynaklanır. Buna karşılık HPV 16 ve 18 gibi yüksek riskli tipler, özellikle kalıcı enfeksiyon durumunda, kanser öncesi hücresel değişiklikler açısından önem taşır. CDC'nin klinik kılavuzu da siğillere neden olan tiplerle kanserle ilişkili tiplerin çoğunlukla farklı olduğunu vurgular.

Dolayısıyla genital bölgede siğil görülmesi otomatik olarak kanser riski bulunduğu anlamına gelmez. Aynı şekilde, görünür bir siğilin bulunmaması da HPV enfeksiyonunun kesinlikle olmadığı anlamına gelmez.

3. Cildiye HPV Tanısını Nasıl Koyar?

HPV değerlendirmesinde en önemli aşamalardan biri, klinik muayenenin doğru yapılmasıdır. Dermatoloji uzmanı öncelikle lezyonun şeklini, rengini, yüzeyini, yerleşimini ve sayısını inceler. Gerekirse kişinin belirtilerini, lezyonların ne zamandır bulunduğunu, daha önce uygulanan tedavileri ve bağışıklık sistemini etkileyebilecek durumları da değerlendirir.

Tanı sürecinde üç temel yaklaşım öne çıkar.

1. Klinik gözlem: Tipik genital siğiller çoğunlukla görünüşleri ve yerleşimleri sayesinde tanınabilir. Her hastada laboratuvar testi yapılması gerekmez.

2. Biyopsi ve patolojik inceleme: Lezyonun görünümü alışılmadıksa, tanı belirsizse, tedaviye yanıt alınamıyorsa veya lezyon kötüleşiyorsa küçük bir doku örneği alınarak incelenmesi gerekebilir. Biyopsi, özellikle başka hastalıkların dışlanması gereken durumlarda önemlidir.

3. HPV moleküler testleri: HPV DNA veya diğer uygun moleküler yöntemlerle belirli viral tiplerin varlığı araştırılabilir. Ancak bu testlerin kullanım amacı önemlidir. Rahim ağzı kanseri taraması veya anormal tarama sonuçlarının yönetiminde kullanılan HPV testleri, genital siğil tanısını koymak için rutin olarak önerilmez.

CDC'nin HPV enfeksiyonuna ilişkin kılavuzunda, HPV testlerinin genital siğillerin tanısında veya genel bir cinsel yolla bulaşan enfeksiyon testi olarak kullanılmaması gerektiği açıkça belirtilmektedir. Ayrıca erkek partnerlere, yalnızca partnerlerinde HPV bulunduğu için rutin HPV testi yapılması önerilmez.

Kaynak: CDC – HPV Infection.

Bu noktada bilimsel yöntemin temel ilkelerinden biri karşımıza çıkar: Bir testin teknik olarak uygulanabilir olması, o testin her kişide gerekli veya klinik açıdan yararlı olduğu anlamına gelmez. Testin doğru kişide, doğru amaçla ve sonuçları uygun biçimde yorumlanarak kullanılması gerekir.
 
Üst